ALİ MERT...

ALİ MERT...

Bir Gün Mutlaka...
Auto insurance
tickets to wicked Lions tickets

SEÇİMDEN ÇIKARILACAK SONUÇLARDAN BİRKAÇI

29/7/2007
Kategori: Bana Ait

Gönül rahatlatan açıklama gelinceye kadar, sonuçları düşünüyordum. Bir gerginlik doğacaktı. Bunun herkes farkındaydı, ben de karşımızda gerginliği bu kadar azaltacak biri olacağını sanmıyordum. Çünkü daha önce bu tip açıklamalardan ziyade, tersleyici yanıtlarıyla tanıyorduk. Ama doğru bir hareketle tüm kamuoyunu rahatlattı. Doğru da söylüyordu. Yağmur seviyordu selülitlerini ve Pınar Altuğ da halinden memnundu. Neyse ki olay bu şekilde kapatıldı.


“Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!”[1]


Tabi ki yeni sulara yelken açacak gerginlikler her an kapıda bekliyor. Ancak toplumumuz gibi, aydınlarımız, sanatçılarımız da halkımızın artık gerginlik istemediğinin farkında. Yalnız bu yüzden bile birçok şeye katlanabiliyorlar. Bunun son örneği Arzu Yanardağ. Artık aşka inanmadığını belirten bu önemli sanatçımız, sırf aşk ararken gerginlik çıkmasın ve toplumumuz, bilhassa borsamız bundan kötü etkilenmesin diye ikinci çocuğu yapmak için sperm bankasına başvuracakmış. Bu haber de kızmış yüreklere su serpen cinsten oldu.

 

“…Aydın sınıfı ile halkın anlayış ve hedefi arasında doğal bir uygunluk olması lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği fikirler, halkın ruh ve vicdanından alınmış olmalıdır…”[2]

 

Dünya çapında bir önemli olayımız da Tuncay Şanlı’nın İngiliz ekibi Middlessbrough tarafından transfer edilmesidir. Bir açıklama bekliyordum ki Tuncay’dan, yaptı, bizi rahatlattı. Çok haklı bir konuya parmak basarak dedi ki: “Türkiye’de işçi muamelesi görüyorduk. Burada beni sir (sör) gibi karşıladılar.” İşte buydu ülkemizi rahatlatan açıklama. İşçilik utanılacak da bir durum olduğu için gerginlik yaratmadan gemisini kurtararak Türkiye spor hayatına ve ekonomisine çok önemli katkılarda bulundu.

 

“Her çeşit spor faaliyetlerini, Türk gençliğinin millî terbiyesinin ana unsurlarından saymak lâzımdır.”[3]

 

Ancak her şey hâlâ tıkırında gitmiyor. Olacak aksilikler, elbet onlar da halledilecektir. Bu sorunlardan birini çok yakın zamanda yaşadık. Güzel ve Dahi isimli dâhiyane izlenceyi yayından kaldıracak kadar anti-demokratik bir tutumla karşı karşıya kaldık. Oysaki değil midir talep-arz konusu. Hâkim anlayış olan liberal kapitalizmin de klâsik kurallarından biridir ya “her arz kendi talebini yaratır”, işte devletçi kafa buna bile karşı gelebilecek kadar bilemiş düşüncelerini.

 

“Gelecekte, millet hayatını tehdit edecek tehlikelere düşmemek için, ona göre şimdiden hazırlanmak ve çalışmak, vatanını seven bütün millet fertlerinin borcudur. Gerçekten, vatanımıza ve bağımsızlığımıza göz dikenlere yalnız askerlikçe üstün gelmek kâfi değildir. Memleketimiz hakkında istilâ emelleri besleyecek olanların her türlü ümitlerini kıracak şekilde siyaset, idare ve ekonomi bakımlarından kuvvetli olmak lâzımdır.”[4]

 

Sorunlar yolumuza çıksa da her biri teker teker aşılmaktadır. Bunun canlı tarihiyiz. Terör, ekonomi, ulusal egemenlik tartışmaları çok yakın zamana kadar alevli bir şekilde yapılırken, şu an sözü bile edilmeyecek kadar hallettik bu sorunları. Tabi ki bunları hallederiz de dünyada bizi üzen olaylara kafa yormaz mıyız. Yoruyoruz da örneğin ulus olarak kalbimizi o kadar derinden sarstı ki ünlü şarkıcı Beyonce’nin düşüşü, ağlamaktan yüreği sızlayan analar gördüm televizyonlarda. Bu sahneler beni daha da duygulandırdı, işte dedim ve bahtiyar oldum. İstenen düzeye gelmiştik.

 

“On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.”[5] 

 

Bunca güzel tablonun üzerine Mustafa Kemal Atatürk’ten hiç bahsetmemek olabilir mi. Kendi göremedi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkışımızı. Görememesi de doğaldı. Yoktu ki o zaman bu sayıda böyle pırlanta gibi siyasiler, ekonomi uzmanları, dış destekli ve ırkçı kökenli demokrasi havarileri. O zaman Atatürk’ü kendi sözleriyle analım. 10. Yıl Nutku’nu okumadan önce, bir tümceyi okumama kararı almıştır ve bu daha sonra anlaşılmıştır. O satır aynen şunu dile getiriyor:

 

“Bu söylediklerim hakikat olduğu gün senden (Türk milletinden) ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.”[6]

 

 Bir önemli sözü daha vardı ya bugünlerde çok ihtiyaç duymuyoruz; ama, içimden anmak geldi:

 

“Ya İstiklâl ya ölüm.”


[1] Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi, 2004, S. 412.

[2] Daniel DUMOULIN, Atatürk’ten Düşünceler, S. 14.

[3] Mustafa Kemal ATATÜRK, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: 1, S. 387.

[4] Mustafa Kemal ATATÜRK, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt: 2, S. 48.

[5] 10. Yıl Nutku’ndan.

[6] Aktaran Tarık Zafer TUNAYA, Devrim Hareketleri İçinde Atatürk ve Atatürkçülük, İstanbul: Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2002, S. 128.

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »