![]()
ALİ MERT...
Bir Gün Mutlaka...tickets to wicked Lions tickets
Tarihinde uçak üretip sonra da ekonomik bağımsızlığını kaybetme sonucu bu üretimden vazgeçen ülkemize ilginç bir haber sınır komşusu Irak’tan geldi.
Irak'ın
kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimi, bir Kürt işadamına Erbil'de uçak fabrikası
kurma ruhsatı verdi. Yaklaşık 2 bin metre kare alan üzerinde yapılması
planlanan fabrikasının yılda 24 adet sivil uçak üretmeyi hedeflediği
bildirildi.
Irak'ta Amerikan işgali ile Baas rejiminin yıkılması ve yönetime ABD destekli
Şii kadroların gelmesiyle ekonomisini ve sanayi hamlelerini artıran Kürt
yönetimi, kendi uçağını üretmeye hazırlanıyor. Bölge hükümeti, Erbil'de uçak
fabrikası kurma girişiminde bulunan bir Kürt işadamına açılış ruhsatı verdi ve
gerekli kolaylığı sağladı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Bugüne kadar yapılan kolay, haraç mezat ve hatta yağmayı andıran satışlarda herhangi bir sorun konuşulmazken ve Türkiye’nin küreselleşmeye ne kadar güzel uyum sağladığı masalları anlatılırken, Yunan gazetesi Kathimerini’nin çıkışı akla başka soruları getirdi. Tıpkı Türkiye’deki gibi, bir şey yapılamadığında suçlusu hemen hazır olan yöntem, Yunanlılar tarafından da sevildi ve benimsendi. ABank’ın satılmasındaki en büyük engel ise şöyle açıklandı: “Derin devlet.”
Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, ABank’ın Yunan Alpha Bank’a satılmasına “derin devlet”in engeller koyduğunu öne sürdü.
Kathimerini, BDDK’nın, ABank’ın Yunan Alpha Bank’ya satılmasını bloke etme kararını değerlendirirken, “Türkiye’nin derin devletinin güvensizliklerinin, sadece bu ülkenin demokratik rejimi için zararlı değil, aynı zamanda ekonomi için ciddi bir yüktür” yorumunu yaptı.
“Derin devlet”in, küresel çağda bir Türk bankasının bir Yunan bankasına satılmasını engellediğini öne süren gazete, Türk basınında satışı önleyen karara gerekçe olarak Alpha Bank Yönetim Kurulu’nda Yunan istihbarat servisi eski elemanının görev yapması gösterildiğine dikkat çekti.
Batı dünyasında bir kişinin daha önce yaptığı görevin ekonomik faaliyetlerde bir engel oluşturmadığını belirten gazete, buna örnek olarak Almanya Başbakanı
Gerhardt Schröder’in NEGP
Yönetim Kurulu Başkanlığına getirilmesini gösterdi.
Gazete, “Siyasi kriterler, ekonomik kararlara üstün geldiğinde Türkiye’deki
derin devletin, Avrupa Birliği’nden çok uzak olduğu görülüyor” yorumunu yaptı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Şehit cenazelerinin devam ettiği ve seçim vaatlerinin hız kesmediği günlerde, ortaya atılan iddialar da dikkatten kaçmayacak nitelikte oluyor. Bunlardan en sonuncusu Barzani’ye 9 Kuruştan verilen elektriğin, Türk halkına ne kadardan verildiği tartışmasıdır. Yalnızca elektriğin fiyatı tartışması değil, bu durumun sağlanabilmesi amacıyla yapılanlar da dudak uçuklattıracak cinsten.
PKK Kamplarının da Bulunduğu Kuzey Irak'ın Elektrik İhtiyacı Türkiye'den Karşılanıyor. Türk Halkına 12.4 Kuruştan Verilen Elektrik Kuzey Irak'a 8.8 Kuruştan Satılıyor. Aradaki Zararı Kim Karşılıyor?
PKK
kamplarının da bulunduğu Kuzey Irak’ın elektrik ihtiyacı Türkiye'den
karşılanıyor. Olay bununla da kalmıyor. Türk halkına 12.4 kuruştan verilen
elektrik Kuzey Irak'a 8.8 kuruştan satılıyor. Ortaya çıkan zarar ise Hazine'den
karşılanıyor.
CHP İzmir Milletvekili Erdal Karademir, PKK kamplarının da bulunduğu Kuzey
Irak’ın elektrik ihtiyacının, "AKP’nin yandaşı olan Karadeniz Toptan
Elektrik Ticaret AŞ tarafından" sağlandığını iddia etti.
CHP’li
Karademir yaptığı açıklamada, AKP Hükümeti ve Enerji Piyasası Düzenleme
Kurulu’nun, 2003 yılında Karadeniz Toptan Elektrik Ticaret AŞ’ye (KARTET)
Irak’a elektrik ihraç etmesi için özel izin verildiğini belirtti. KARTET
firmasının "AKP yandaşı" olduğu ileri sürülen Karadeniz Holdingin
kuruluşu olduğunu ifade eden Karademir, “KARTET Türkiye'den elektrik ihraç eden
tek özel şirkettir. İsrailli işadamı
Sami Ofer’in ortağı Global yatırımın sahibi Mehmet Kutman Karadeniz Enerjinin
dolaylı ortağıdır” dedi.
“AKP Hükümeti terör üssü Kuzey Irak'a bu şirketin aracılığı ile elektrik
kıyağında bulunmaktadır” diyen Karademir, şöyle dedi:
“Türkiye halkına ve sanayicisine 12.4 YKr'den elektrik satan AKP iktidarı Kuzey
Irak'a 8.8 YKr'den elektrik ihraç edebilmek için özel yasa çıkartmıştır. 13
Mart 2005 tarih 25754 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yasa ile KARTET’e,
TETAŞ yerine daha ucuz fiyata EÜAŞ'den elektrik alma imkânı sağlanmıştır.
AKP yandaşı KARTET'in ucuz elektrik ihracatı sebebiyle elde edemediği kar ise,
Ağustos 2006'da AKP Hükümetinin aldığı Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda ÖTV
sıfırlaması yapılarak Hazine'den karşılanmıştır. Diğer deyimle, Kuzey Irak’a
verilen elektriğin parası Türk halkının cebinden çıkmaktadır.”
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Seçim sonrası koalisyon için birbirlerine göz kırpan AKP ile DTP meydanda pazarlık yapıyor.
Düz ovada siyaset derken, son ilginç açıklama AKP cephesinden gelmiş ve Başbakan DTP’nin adına Meclis’e girecek bağımsız adaylarla koalisyon yapabileceğini belirtmişti. Bu haberden çok memnun olan DTP’lilerden katılmayı planladıkları hükümetten 4 bakanlık istediklerine dair açıklama geldi.
Meclis’te
kilit rol oynayacaklarını belirten DTP Genel Başkan Vekili Nurettin Demirtaş,
“Koalisyon yapmaya hazırız. Ama 4 tane bakanlık istiyoruz” dedi. Söz konusu
bakanlıkların ve bakan olacak kişilerin bizzat bölücü başı Öcalan tarafından
belirleneceği öğrenildi.
Her şart altında AKP’ye destek açıklamasında bulunan DTP, muhtemel koalisyon
için de şartını söyledi. Birlikteliğe açık olduğunu da söyleyen DTP, AKP’ye “4
bakanlık isteriz” mesajını gönderdi. DTP’nin desteklediği Mersin bağımsız
milletvekili adayı Orhan Miroğlu tarafından Metropol Alanı’nda düzenlenen
mitingde konuşan DTP Genel Başkan Vekili Nurettin Demirtaş, DTP’nin gözünün
kabine de olduğunu ortaya koydu. Demirtaş, koalisyon yapmaya hazır olduklarını
belirterek, “Ama, 4 bakanlık isteriz” dedi. “Daha önceden bazı siyasi parti
liderlerine “DTP ile koalisyon yapar mısınız?” dediler. Onlar da “Fikirlerini
değiştirip gelsinler, düşünürüz” diyen Demirtaş, “Biz de diyoruz ki, hangi
parti olursa olsun, ülkenin demokratikleşmesine yürekten gönül veren, sözde değil
özde demokrat, bu ülkenin bütün gerçekleriyle yüzleşmeye, geçmişiyle
yüzleşmeye, demokrasinin ilkeleriyle Kürt sorunun çözümüne ve barışa hazır olan
parti veya partilerle elbette ki koalisyon yaparız. Koalisyon yapmaya hazırız.
Ama 4 tane bakanlık istiyoruz” şeklinde konuştu.
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk de 14 Temmuz’da Hürriyet yazarı Yalçın Doğan’a
yaptığı açıklamada hükümete girmeyi şu aşamada düşünmediklerini söyleyerek,
AKP’ye dışarıdan her türlü desteği vereceklerini ifade etmişti.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Akşam Gazetesi yazarı Serdar Turgut, ilginç bir noktaya değinerek, Türkiye’nin en büyük medya patronunun Aydın Doğan olmadığını iddia etti. Peki, yazara göre, sektöre yeni girmesine rağmen en büyük olan isim kim?
Serdar Turgut’un yazısındaki ilgili kısım şöyle:
“Hazır
bizim sektörden bahsetmeye başlamışken sektörümüzdeki patronaj
yapısının nasıl da radikal biçimde değiştiğini umarım fark
etmişsinizdir. Eskiden en büyük patron olarak Aydın Doğan bilinirdi.
Son değişikliklerden ve el değişmelerden sonra Recep Tayyip Erdoğan
Türkiye’nin en büyük medya patronu olarak ortaya çıktı. Onun gazeteleri
ise şunlar: Hürriyet, Milliyet, Radikal, Posta. Televizyon şirketleri
ise: CNN Türk, Kanal D, Star televizyonu ise yan kuruluş. Yazılı
basında yan kuruluş olarak gazetelerde de Star, Sabah var. Bunlara yan
ürünler de diyebilirsiniz. Gördüğünüz gibi Berlusconi ile arkadaş olmak
Erdoğan’a ilginç fikirler vermiş olmalı. Ben bir basın çalışanı olarak
sektörümüze muhteşem bir giriş yapan yeni patrona hoş geldin diyorum ve
hayırlı olsun diyorum. Eski patron Aydın Doğan’ın bu kadar büyük gücü
aniden kaybetmesi üzerine fikirlerini herkes merak ediyor çünkü dünya
basın tarihinde onun başına gelenler gibisi hiç olmadı.”
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı